4600 intihar bombası saldırısını incelemek

4600 intihar bombasi saldirisi

4600 intihar bombası saldırısını incelemek Chicago Üniversitesinde, Chicago Güvenlik ve Terörizm Projesi’ni kuran profesör Robert Pape adlı politik bilim insanının yapmış olduğu girişimdir. 1980’den 2016’ya kadar dünyada gerçekleşmiş 4600 intihar bombası saldırısını alıp araştırıyor ve tek tek inceliyor. Sonuç olarak diyor ki: “intihar bombası saldırılarının %95’inin ortak noktası din değildir, ‘askeri müdahaleye tepki olarak yapılmış stratejik hareket’ olmalarıdır.” Bu ifadenin her iki bölümü de çok önemlidir, zira tarih boyu olduğu gibi günümüzde de savaşlarda “kazanan” tek taraf “silah üreticileri” olmuştur. İnsanlar ise hiç bir “savaş” konseptinde bu şirketlere dair haberler duymazlar. Bu araştırma sonucu söylenen cümlenin ilk kısmı, Din’in suçlu algılanması için sarf edilen çabanın göstergesidir. İkinci kısmı ise Din’i alet edip güdümleyenlere dairdir… Benim için önemli olan ise, bu gerçeği görmek ve hakkında konuşabilmek için bir dine inanmaya gerek yoktur.

Yaşamak için Ölmek.

Dünyada terörizmi doğuran şey, hem dolaylı hem de doğrudan bir şekilde asker ve militarizmdir. Zira intihar ederek eylem yapanların %95’inin doğdukları topraklarda asker ve savaş gözlemleniyor, işgal altında bir yaşam sürmüş oluyor bu insanlar. Dikkat edilmelidir ki bu insanlar savaşı ve şiddeti bir yaşam biçimi olarak görüyorlar, deneyimliyorlar. Sonrasında ise bu etkinin tepkisi olarak doğan “terörizm” problemine çözüm olarak diğer dünya ülkeleri tek bir noktaya odaklanıyor: “terörizm ile nasıl savaşılır?”. Bu durum ise komik bir şekilde 21. yüzyıl kapitalizminin bir başka kısır döngüsü olarak karşımızda duruyor. Kimse bu insanların bulundukları işgali, askerleri, savaşları problem olarak görmüyor, bu noktaya dair bir çözüm üretmeye yeltenmiyor. Zira bu savaşlarda tüketilen ürün temelde “silah”, yiten insanların canı ise bu tüketim için öngörülmüş ve gerekli olan bir istatistik sadece. Günümüzde her ikiside bol ne de olsa… Ve ikisinden de muazzam sektörel kâr elde ediyor kapitalizm… Daha neyi tartışabilir ki aklı başında bir insan?

Iraw Savaşında Ölen Siviller İstatistiği

Iraw Savaşında Ölen Sivillerin İstatistiği / 2003 – 2016

Milliyetçi ideoloji perspektifinden konuya bakanları biraz düşünmeye davet ediyorum: Siz o topraklarda doğsanız nasıl bir yaşamınız olurdu? Terör, kapitalizmin yarattığı sömürü ve işgalin yan etkisidir, tepkisidir. Problemin kendisi değildir… Hiç bir “ülke” – “ana akım medya” – “ideoloji” size bu noktada “o insanlar ile empati yapın” demeyecek asla. Sistemin en korktuğu şey dünyanın “istatistiği” olmaktan öteye gidemeyen insanlarının iletişim kurmaları, birbirlerini dinlemeleri, anlamaları…

Kontrol edilemiyen “terörizm”, zenginlere de zarar verebildiği için gündemimizdedir, haberlerdedir, gazetelerdedir. Mesela 2013 yılında Afrikada yılda 3.1 milyon “5 yaş altı çocuk” açlıktan ölmüştür. Ama zenginlerin açlıktan ölme riski yoktur, bu yüzden medyada göremezsiniz bu “problemi” haber olarak. Bu yüzden hayatınızın hiç bir noktasında “bugün açlıktan ölen 17.000 küsur çocuk” için protestoya çıkmamışsınızdır, ama her gün için 17.000 çocuk daha 6 yaşını göremeden açlıktan ölmüştür. Bu ölümlerin nasıl önleneceği tartışılmaz televizyon programlarında… Yani aslında canınız hiç bir üst sınıfın umurunda değildir, onlar “risk ve kâr” üzerinden hareket etmektedirler.

İntihar bombası saldırısı düzenleyen beyni ideoloji ile yıkanmış bireyler zaten yaşayamadıkları hayatlarını, Avrupa ülkelerinde “intihar ederek” feda etmektedirler. Bu eylem ile ülkelerinde yıllarca yaşadıkları hayatlarına dair ufak bir kesit sunmaktadırlar. Biz ise insanlığımızı medyanın, sistemin ve okulların ideolojik enjeksiyonu ile biçimlendirdiğimiz için, “terör” istemiyoruz. Ve sonra televizyonun kanalını değiştiriyoruz… Elimden gelen sadece anımsatmak, her sonucun bir nedeni vardır…

Araştırmanın konu alındığı haber kaynağı: Here’s What a Man Who Studied Every Suicide Attack in the World Says About ISIS’ Motives

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...