Mektup

Aylardır yağmur yağmıyor,
umudumu yitirdim anlayacağın.
Sık sık düşemiyorum yollara
Yasak
Tek yapabildiğim, yıldızlarla
kaymaca oynamak. Onlar çok.
Ben tek.

Bağzı zaman oluyor ki yoruluyorum,
duruyorum. Su içmek iyi geliyor.
Bugün bir arıyla konuşurken
yakalandım. Rahatım ama,
arı kaçmayı başardı.

Burda asfalt çok pis, toprak
yolları özledim. Yağmur yağsa
asfalt temizlenecek, ama yağmıyor.

Geçen sabah sokak lambalarını
söndürüyordum, bi baktım bir
tanesi ben gelmeden sönmüş. Yani
sabaha kavuiamamış zavallıcık,
ölmüş. Direğinin dibine oturup,
ağladım. Çok uzun boylu, caddede
sasygın bir sokak lambasıydı.
Tanışsaydın ondan korkmazdın,
emin ol.

Yeni bir hobi edindim, nefes almak.
Her aldığımda bir geri vermezsem
rüzgâr üzülür dediler, onu üzmeyeceğime
söz verdim. Ama, bu oyundanda
sıkılıcam gibime geliyor.

Yağmuru özledim, ama seni
daha çok.

Ama ikinizide aynı seviyorum.
İkinizde, dönün artık…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Dost olalım mı?

Dilerim buraya seni getiren yazıdan keyif almışsındır. İnterneti facebook gibi devasa şirketlerin tekeline bırakmadan, insanları kendi sitelerinden, yani sansürsüz & özgür kaynaklardan takip ettiğin için teşekkür ederim, bu yaptığın muhtekulade bir davranış.

Ancak biliyorsun ki bu engin dijital dünyada tekrar karşılaşmamız çok küçük bir ihtimal. Eğer uygun görürsen, haftada bir defa posta kutuna güncel yazılarımı barındıran e-mektup gönderebilirim. Fikrin değişirse listeden çıkmak için ihtiyacın olan düğme her mektupta bulunacak.

Dilerim tekrar görüşürüz!