dört eylem

Bir iyilik yapıyorum bu sefer, kimin için bilmiyorum, misâl ki kaldırımlar için, susuyorum. Su içince geçicek cinsten değil bu sefer, sessizliği içiyorum. Sözlerim, ithaf olundukları gözlere kağıt üzerinde, mürekkep lekeleriyle gittiler, göz yaşıyla ıslanıp dağıldılar. Bu seferlik paylaşmak istediklerimse, dört dostumdan kâh eski tozlu kâh yeni mutlu dört ayrı yazım, yazıt, yazı… Hepsinin derdi birbirinden farklı… Kulak verin hıçkırıklarına… Unutmadan, yağmur ve ney’e mâruz kaldım aynı anda, hayatta deri değiştiriyor, şafak 2… (daha&helliip;)

Bir yazı yazacaktım

Alışmayasın dı bana, alışkanlığın olmayayımdı. Her sabah uyandığında yeniden aşık olasın, her gece yatarken yine vedalaşasındı benimle. Öyle bir sevmek ki bendeki, ve sen öyle pisdin ki, ayaklarının kokusu sendi mesela, ayaklarını öpmem o yüzdendi. Ve vedalaşmam işte bu yüzdendi… O gecenin adı flüt sesiydi, balkon yarına nazırdı ve ben işte o an sevmeye hazırdım. Sana akmalıydım ama nasıl? Ses ve nefes aynı anda yetişmişti imdâdıma… Ne çalmıştım, ne çalmıştım senden, bilemeyişlerimdi ve bilemeyişlerimizdi birbirimizi geceyi sevdiren. Duvarlardan sıkılmıştın ve bunu sana söylemek içini okumak olacaktı, kaçarken odadan dört değil beş duvardı geride bıraktığımız, beşincisi, aramızdakiydi… Çocuk parkında çocukça bakacaktın daha dünyaya, ben de çocuk bakar gibi bakacaktım sana. Öpücük Balığı anımsatacaktı seni bana, sen bana nice satırları anlatacaktır okurken seni anımsadığım, ve sana ulaşmanın yasak olduğu anlarda… Nicedir deniz kenarına gitmediğimizi fark etmemiz burkmasındı içimizi, zaten yeterince bükük tutuyordu ellerimiz ellerimizi. Sonra, sen kitap sayfası olacaktın, ben senin köşeni kıvırıp, satırlarının altını çizecektim, en güzeli de kimse ile paylaşmadığım tek kitap olarak kalacaktın… Yine de sahaflarda var olmayı daha bir başka sevecektin, hele bir kağıda yazı yazmaya göresin, kağıt sararacaktı efkârından… Demiştim ya, bir yazı yazacaktım, kimse sevemeyecekti, sırf içinde sen varsın diye, sevdirmeyecektim benden başka kimseye…

(daha&helliip;)

Anneler Günü

Anneme yazmıştım kelimeler ile ifade edilemeyecek kadar zor şartlar altında e-mail olarak. Sonrasında arayamadığımdandır maili okuyunca bütün gün ağladığını az önce öğrendim, sizlerle paylaşmak istedim ona yazdıklarımı… (Affet anne, dilerim özelliğini yitirmez) //Bir an söyleyeceklerimi unutuverdim. Bugün yanında olamadım ve hediye veremedim diye üzülme, biliyorsun dışarda olsaydım zaten hediye almazdım Devamı…

Ruhu Loş’a

Benim için sanat ikiye ayrılırdı, birincisi o bilinmeyen ölüm anı, ikincisi ise hayatın uçurumlarıydı. Aşk ise bu ikisini aynı anda yaşamaktı. Anladım ki tutku denilen nefes alma hakkı, uçurumun dibindeki şuursuz saatlerde saklı. Barışın aklı sudaki dolunay gibi aktı, yansıma yolları çıkış sandı, kendini attı. Bir paylaşım kandırmacası, “ekmeği siktir Devamı…

Oyungezer – Türkiyenin Oyun Dergisi

LEVEL, ProGamer ve PC Gamer dergilerini hazırlayan ekipten yepyeni bir oyun dergisi geliyor: Oyungezer – Türkiye’nin Oyun Dergisi! Geçtiğimiz ay LEVEL dergisinden ayrılan yazar kadrosu, yeni bir oyun dergisi için kolları sıvadı. Sinan Akkol, Tuğbek Ölek ve Serpil Ulutürk’ün öncülüğünde, Türkiye’de şimdiye kadar çıkmış en başarılı oyun dergilerinin altına imzasını Devamı…

Bir oyun biliyorum

Lisa Gerard & Harry Gregson Williams – Man On Fire.mp3 Hooters – Johnny B.mp3 Siteye üyelik sistemi ekledim, üyelik dediğim öyle ahım şahım bişi diil, siz adınızı mailinizi yazıp listeye ekle diyorsunuz, bundan sonra ben her yazı yazdığımda size mail olarak iletiliyor yazılar… Benim gibi takip düzen intizam problemi olanlara Devamı…

Dökülüyor Gözlerim

Benimkisi sadece çığlık atmak… Küçükken karanlıktan korktuğumda monitörün ışığıyla kurtulurdum kâbuslarımdan… Kafeteryanın camından düşüvermiş içeriye, ve çıkışı asla bulamayacak olan serçe avuçlarımdayken açık tutsada gagasını pençesini, incitmedi beni… O anladı da insanlar anlayamadı yardım etme çabamı…. Dilenci misâli istek üzerine sigara ve su aldığım liman yolundaki yalnız adam, bir saat Devamı…

Tuzlu Bilekler

-Altı tekila lütfen… .flashback. Kıbrısın tek stand up’çısı olan Kıvanç Giritli ‘nin şovu ne kadar güzel ve eylendirici, ve hatta aile ortamı şeklinde olsada Cadı Kazanı adlı bar’da, kesemedi deli hızımızı. Önce ses kısıldı arabada, bir chrysler arkasında. Stage Bar ‘ın yanındaki büyük otoparkdaki yüzden fazla arabadan iki tanesi bize Devamı…

Amoneyfesta II – Take Modern

“-Bu ada yapmak istediklerimizi kaldırır mı? -Artık kaldırmak zorunda…” Amoneyfesta II – Take Modern Yer: Girne Limanında kurulan standın altı. Sıcaklık: Gölgede 44 diyorlar, o an cehennemin 2 üstü. Başladık. Ve üç gün boyunca evlerimizden çok uzakta, o stand’ta yemek yiyerek, orada uyuyarak, hatta uyumak için ancak 3-4 saat vakit Devamı…