ayna

oturdum ayna karşısına, biraz kendime bakmaya. “merhaba” dedim, ne bir hareket, ne bir tebessüm, buz gibi bakmakta karşımdaki, canım sıkıldı… beğenmedim bu tipi. kalktım önce bi bira açtım, birkaç yudumdan sonra şınav çektim bolca, ardından terli vücudumu duşta serinlettim, çıkınca traş oldum çalan zaz – eblouie par la nuit eşliğinde. Devamı…

Kırıl bir başına

Aynaya suikast girişimlerimden arta kalan dişleri kırık kelimeler bunlar. Buruk bir fesleğen çiçeğinin suya hasret balkon bekleyişlerinde saklı olan aşk hasreti gibi, ki fesleğen müziği de bir o kadar efkârlıdır bu konularda ayna yankılarında. “Hayat bir dipsiz kuyu” felsefesinin dibini eşelerken yayılan konyak kokusu yol gösterici oluyor “hayat, dibine kadar Devamı…