Sosyal Linç ve Lanetleme Ayini

Hüseyin Cengiz’in yazdığı ve Destek Yayınları tarafından yayımlanan “Ve Sonra Yol Bitti” adlı kitapta bulunan zoofili içerikli anlatım sebebi ile kitabın toplatılmasını talep eden sosyal linç durumuna dair kişisel düşüncemi ifade etmek istiyorum. Kitabın söz konusu paragrafının fotoğrafı çekilerek sosyal medyada dalga dalga paylaşılan bir içerik haline sokulmuştur. İnsanlar ise Devamı…

Lodos

Yağmurdu kiremitleri bu kadar güzel bir kırmızıya boyayan. Belki de, yılın son yağmuruydu. Ağaçlar yeşiline, asfalt ışıltılı siyahına, arabalar kendi renklerine ve enderdir ki aşıklar romantizmlerine kavuşuyorlar. Ama hiç birisnin kavuşması, senin hüznüne kavuşman kadar ürkütmüyor sokakları… Sokak kö pekleri bile ağlıyor bu vakitlere. Sen, iskeleden uzaklardaki gemileri izlerken, kalbindeki Devamı…

İnsanın ironisi

Çevremdeki insanların anlattıklarını “yaşantı” olarak değil, olay / düşünce olarak algılayıp irdeledikçe fark ediyorum İnsan’ın İronisini. Aidiyet ararken bir yanı yaşadığı coğrafyaya dair, ki şair “Yaşadığı coğrafyayı kadın gibi sevebilen…” diyerek ifade etmiş bu duyguyu, bir yanı da heves atar özgürce seyyahlaşmayı hayatında ve gezmeyi gözlemlemeyi şu dünyadaki çitlerin öte Devamı…

Yüklem – Cümlede Dört Eylem III

Kanayan bileklere ithaf olunur… pek bilinmez ama, kendime varmak için uzunca çıktığım bir yolculukta duyduğum kadarıyla rivayet edilir ki, söz toprakta kelâm yağmurdadır, göz aşkta nîzam ayrılıktadır. biz ki pek çoğuna acem kaçan bir dil biliriz, tıpkı insanlar gibi bilmişliğimiz sevmişliğimizden değildir (ne yazık ki) ve fakat pek istemişliğimizi belirtmek Devamı…

Yol – Oruç Aruoba

Bir yol, bir yerden çıkarak, bir yöne gidebilmekse; bir yer, bir yöne doğru oluşabilecek bir yolun başıysa – ve sonunda varılacak yer, o yolun sonuysa – ; bir yön de, bir yer ile kat-edilen bir yol arasındaki bir devinmeyse; yerinden kalkarak bir yöne doğru bir yola çıkıp giden – yerinden Devamı…

Yer Yön Yol – Oruç Aruoba

Yol, kendine bir yer bulamamış kişinin özlemidir. Kendi yerini yerleşiklikte bulamayan kişi, onu yolculukta arar. Nasıl, bir yer, bir yolun başı ya da sonu; bir yol da, bir yerden önceki ya da sonraki bir durumsa — kişinin durumu da, hep, öyle, ya da, böyledir… Yerini yitiren kişi, yola çıkmak zorundadır. Devamı…

Yarın Çok Geç Olabilir Sevgilim

1 en çok istanbula benzeyen gözlerini sevdim gözlerinde devrik cümleler gibi bakan kederi esirgeyen bağışlayan aşkın adıyla başladım sana erkekliğim bedeninde kimbilir kaç kez hatim indirdi kimbilir kaç kez yazdım kendimi arka sayfalarına hayatının faili meçhul bir cinayet haberi gibi kırlangıç fırtınalarına benzeyen yüzünü sevdim jilet yansıması gibi yüzüme çarpan Devamı…

Yalnızlıklar – Hasan Ali Topbaş

“ben ninemi yalnızlık sanmıştım bir keresinde. o yıllarda söylenceler eşkıya türküleriyle başlardı. ninemin sesinden keklik ötüşleriyle çınlayan kekik kokulu ormanlar geçmezdi hiç; dağlar geçerdi geçerse; kanlı, fermanlı ve dumanlı dağlar geçerdi. sonra, lor peyniri gibi ufalanan kuru bir öksürüğün ardından ansızın eşkıyalar basardı ortalığı; ya da ninemin bir çift zeytin Devamı…

Seyahatname – Mercan Dede

Neyin feryadı ile başlar Mesnevi’sine Mevlana, doğduğu topraklardan kopuşunu, hayat dediğimiz bize ayrılan zaman dilimindeki seyahatini, bir diyardan diğerine, bir sevdadan başka sevdalara gidişini anlatır ney’in. En sade ve öz haliyle, insanın, hepimizin öyküsüdür ney’in hikayesi. Her birimizin başlı başına bir dünya olduğunun; her bir gönlün acılar, sevdalar, umutlar, aşklar, Devamı…

Sahibini Arayan Mektuplar

Birinci Mektup Geceydi… Bütün insanların çırılçıplak olduğu bir zamandı. Onları düşünüyordum; gümüş tepsilerdeki kristal kadehlerden zamanı yudumlayan insanları düşünüyordum. İrili ufaklı aynaların karşısında enseleri bembeyaz kadınlar boyanıyordu. Uzun uzun parmakları vardı kadınların. Öpülmeye alışmış dolgun dudakları vardı. Kocaman kocamandı kalçaları. O kadınları düşünüyordum. Bir kurt geyiği kovalıyordu yüreğimde.  Geyik soluk Devamı…