Google Translate isimli online çeviri programında ciddi bir güncelleme yaparak sistemini Neural Machine destekli bir yazılıma çevirdi. Neural Machine, bilgisayarın çalışma sistemi olarak insan beynini taklit etmesi gibi bir ilkeyi benimsemektedir. Görevini yerine getirirken standartlaşmış düz yazılım algoritmalarını kullanmak yerine gelişmiş internet desteği ile “sinirsel” denebilecek incelikte algoritma öbeklerini kendi kendine geliştirerek / güncelleyerek çalışmaktadır. Bu çalışma sistemi, çevirilmesi gereken metini “kelime” bazında değil, “anlam” temelli cümle bazında ele aldığı için çok daha anlaşılır ve tutarlı çeviriler elde etmektedir. İlk yorumum “Yeni teknoloji hiç komik değil…” şeklinde olmuş durumda, zira artık o eski google translate ile çevirildiği bariz belli olan komik anlamlar içeren tabelalar – pankartlar hayatlarımızda olmayacak, hayat daha bir ciddi olacak.

Öte yandan “Hiç bilen ile bilmeyen bir olur mu?” ifadesi de anlamını yitirmekte, zira ne yazık ki artık daha fazla bir olacağı kesin. Ama öte yandan daha kesin bir şey var ki, google’ın şu yazılımı bile günümüz muz cumhuriyeti koltuklarında (ve pek çok diğer ülkelerde) oturan nice asalaklardan daha yenilikçi, daha işlevsel, ve maliyetsiz… Bana, komik olmayan mükemmel iletişimli çeviri sistemimiz hayırlı uğurlu olsun demek düşer. Kendimce oturup geçmişten yaşamımda iz bırakmış birkaç komik çeviriyi yeni sistem ile tekrar çevirip ufak bir derleme yaptım. Bu derlemeye özellikle eski (komik) versiyonları eklemedim, zira onlar bir nesilin kendi aralarında anlayabilecekleri bir dil gibi, kulaktan kulağa anılacaklar…

 

google translate ile çeviri

Çeviri teknolojisinin uzun vade etkileri?

Merakla gözlemlediğim konu ise, bu çeviri sisteminin dizi / film / belgesel altyazılarını çevirme konusunda ne kadar başarılı olacağıdır. Bu akşam henüz daha türkçe çevirisi yapılmamış “Unity” adlı dizi ve “Arrival” adlı film için denemek olacak. Eğer mümkün olursa büyük bir hizmet sektörü daha teknolojinin geldiği noktadan dolayı ölümcül bir darbe alacaktır. Teknoloji de gözünü sıradaki hedefe, yani “akademik makale” seviyesinde kritik metinleri çevirme imkanları üzerine yoğunlaşacaktır diye düşünmekteyim. Zira işin en içten ve sevindirici tarafı, insanların artık “dil bilmemek” gibi bir bahanelerinin kalmamasıdır. Bilgiye ulaşmak isteyen kişilerin gerçek anlamda “bilginin kaynağına” erişmek için sarf edebilecekleri çabanın karşılığının mutlaka olacağı gerçeğidir.

Wikipedia‘daki bir takım yazıların Türkçe versiyonu ile ne kadar şiddetli farklılıklar içerdiği gerçeği, aslında çevirenin ideolojik görüşlerinin dahil olduğu bir tartışmanın konusudur. Google’ın bu sunduğu teknoloji, insanların “çok dilli” bir metin üretmelerinde onlara muazzam imkanlar sağlayacaktır. Kim bilir, belki de çok değil 1-2 yıl içerisinde web sitemdeki bütün yazılar (şiirsel konular elbette hariç) hiç bir ekstra çaba harcamadan 8-9 genel geçer dilde okunabilir bir içeriğe dönüşecek, metinlerin hitab ettiği kitle sayısı 100 ile çarpılabilecektir…

 


Barış Parlan

I'm an earthling called Barış Parlan. a graphic designer & information technology specialist living in Cyprus. nerd, digital storyteller. doing phd about serious games and cross-reality. fan of photography, science, futurism, cyberpunk. interested in critical theory. practicing anarchism and atheism. polyamorous sapiosexual.

0 yorum

Yorum Yaz

Google Translate ve Neural Machine ile Çeviri

Okuma süresi: 2 min
0