Posted on Feb 17, 2012

Posted on Jan 31, 2012

Digital Painting

Posted on Jan 30, 2012

We Fall

Game for GGJ2012

I’m prodly presenting the “We Fall” game that developed in Global Game Jam 2012 – Famagusta Eastern Mediterranean University JamSite by me and Aram Azhari. Continue Reading

Posted on Jul 20, 2011

Posted on Jul 11, 2011

kendime

Beni sevmemendense, benden nefret etmenin daha iyi olacağına inandım, çünki “nefret ettiğin kadar seversinde aslında” demiştin…

Hep düşen sendin, elini tutan bendim. Ve hikâye böyle anlatılıyordu, yazılıyordu, okunuyordu, böyle görünüyordu, herkesin işine geliyordu. Oysa artık bana bakmıyordun, sadece uçurumun kenarında sapa sağlam duruyorum sanıyordun, farz ediyordun… Ayağımın kaydığını, uçurumun eşiğinde artık beni göremediğini bir türlü fark etmiyordun, belki de istemiyordun… Continue Reading

Posted on Jul 10, 2011

yazmaya karar verdim…

önce ortalığı toparlamak gerek, biraz temizlik, biraz düzen…  buralardan başladım açıkçası, ortalığın beyaz olmasının sebebi (ki biliyorum hiç alışkın olunmayan bir durum) neyin siyah olması gerektiğini kavramamdır sanırım. renkleri irdelemiyorum artık, herhangi bir kâğıda yazabiliyor olsam da, boş kısmını seçerim hani içten içe… boş bir kısım yarattım işte kendime… harddisk’imdeki arızadan dolayı gelmiş geçmiş bütün resimlerim ve yazılarım gitmişti, onlar geri geldi önce, şimdi de bir gecelik çaba ile (saat 03:22, sabah iş başı) geçmişte yazılıp çizilenler geldi buraya, bir sürü de yorumu beraberinde getirdi, ki onlar da temizlikten nasiplerini alacaklar elbet… son zamanlarda söylemeyi bir türlü beceremediğim bir kaç şey kalmış içimde, sanırım zehir akıtmak iyi gelecek…

Posted on Jun 16, 2011

ayna

oturdum ayna karşısına, biraz kendime bakmaya. “merhaba” dedim, ne bir hareket, ne bir tebessüm, buz gibi bakmakta karşımdaki, canım sıkıldı… beğenmedim bu tipi. kalktım önce bi bira açtım, birkaç yudumdan sonra şınav çektim bolca, ardından terli vücudumu duşta serinlettim, çıkınca traş oldum çalan zaz – eblouie par la nuit eşliğinde. gerçek hayattan çıkmak gibi geldi yaptığım bu hazırlık, gömleğimi iliklerken bilmem zamandır taktığım aytaşına takıldı gözlerim, belki de şu an rüyaydı, yatınca uyanacaktım… ama uyanmadan önce kendimle konuşacaktım, evet bunu yapacaktım. Continue Reading

Posted on Dec 22, 2008

dört eylem

Bir iyilik yapıyorum bu sefer, kimin için bilmiyorum, misâl ki kaldırımlar için, susuyorum. Su içince geçicek cinsten değil bu sefer, sessizliği içiyorum. Sözlerim, ithaf olundukları gözlere kağıt üzerinde, mürekkep lekeleriyle gittiler, göz yaşıyla ıslanıp dağıldılar. Bu seferlik paylaşmak istediklerimse, dört dostumdan kâh eski tozlu kâh yeni mutlu dört ayrı yazım, yazıt, yazı… Hepsinin derdi birbirinden farklı… Kulak verin hıçkırıklarına… Unutmadan, yağmur ve ney’e mâruz kaldım aynı anda, hayatta deri değiştiriyor, şafak 2… Continue Reading

Posted on Oct 27, 2008

Bir yazı yazacaktım

Alışmayasın dı bana, alışkanlığın olmayayımdı. Her sabah uyandığında yeniden aşık olasın, her gece yatarken yine vedalaşasındı benimle. Öyle bir sevmek ki bendeki, ve sen öyle pisdin ki, ayaklarının kokusu sendi mesela, ayaklarını öpmem o yüzdendi. Ve vedalaşmam işte bu yüzdendi… O gecenin adı flüt sesiydi, balkon yarına nazırdı ve ben işte o an sevmeye hazırdım. Sana akmalıydım ama nasıl? Ses ve nefes aynı anda yetişmişti imdâdıma… Ne çalmıştım, ne çalmıştım senden, bilemeyişlerimdi ve bilemeyişlerimizdi birbirimizi geceyi sevdiren. Duvarlardan sıkılmıştın ve bunu sana söylemek içini okumak olacaktı, kaçarken odadan dört değil beş duvardı geride bıraktığımız, beşincisi, aramızdakiydi… Çocuk parkında çocukça bakacaktın daha dünyaya, ben de çocuk bakar gibi bakacaktım sana. Öpücük Balığı anımsatacaktı seni bana, sen bana nice satırları anlatacaktır okurken seni anımsadığım, ve sana ulaşmanın yasak olduğu anlarda… Nicedir deniz kenarına gitmediğimizi fark etmemiz burkmasındı içimizi, zaten yeterince bükük tutuyordu ellerimiz ellerimizi. Sonra, sen kitap sayfası olacaktın, ben senin köşeni kıvırıp, satırlarının altını çizecektim, en güzeli de kimse ile paylaşmadığım tek kitap olarak kalacaktın… Yine de sahaflarda var olmayı daha bir başka sevecektin, hele bir kağıda yazı yazmaya göresin, kağıt sararacaktı efkârından… Demiştim ya, bir yazı yazacaktım, kimse sevemeyecekti, sırf içinde sen varsın diye, sevdirmeyecektim benden başka kimseye…

Continue Reading

Posted on Sep 24, 2008

Hedonist International

Manifesto – The Hedonist International

  • wants joy, pleasure, happiness, and a life based on self-determination for all people.
  • doesn’t view hedonism as the engine of a society based on mindless materialist entertainment, but as the chance to overcome present circumstances.
  • is not an organization, but an idea, whose implementation is the responsibility of every individual. Nobody but the individual is responsible for his or her actions. Hedonists organize themselves in manifold ways to take specific or random action.
  • recognizes that the paths to a good life are circuitous and rocky. There is no single, simple solution, but many. Everywhere in peoples’ heads, ideas are being born. There is no ideology, master plan, wise president, or leader. There is only a process of gaining consciousness to which every person can contribute with their ideas and actions.
  • doesn’t know how these goals can be reached, but knows that something must happen so all people can enjoy freedom and happiness.
  • is convinced that political involvement and actions can be fun. Where hierarchy begins, fun ends. Where fun ends, hierarchy begins.
  • wants a world where highly developed technologies allow all human beings to live free of the necessity to work and be exploited, hereby allowing humankind to dedicate itself to the arts and the creation of beautiful things.
  • counts on the collaboration and free association of individuals with equal rights.
  • concedes that even small advances towards the goals of hedonism represent an improvement over current circumstances. Each step increases the potential for further developments.
  • creates temporary hedonist zones and situations beneficial to the flourishing of its ideas and realization of its goals.
  • believes in light-heartedness. Only this will keep us from taking ourselves too seriously.
  • is represented by the colors pink, black, gold, silver, and white.
  • wants joyful togetherness, anarchy, epicurean ideas, multifaceted joy, sensuality, diversion, friendship, justice, tolerance, freedom, sexual freedom, sustainability, peace, free access to information, the arts, a cosmopolitan existence, and a world without borders or discrimination, and everything else that is wonderful but not a reality today.
  • wants joy, freedom, everything !
The playground of ideas is vast. Do what you like, not what you must!